ÇORUM İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Çorum İl Merkezinde Nereleri görebilirim?

 

 
 

Yukarıda basitçe anlatmaya çalıştığımız rotamızın uzunluğu 4 kilometre. Yürümek için planlanmış bir rota; 1 saatlik yürüyüş mesafesi bu. Ancak gezi noktalarında ne kadar vakit geçireceğinizi size kalmış; yarım yada bir gün ayırabilirsiniz.

İl Merkezinde ziyaret edebileceğiniz yerlerin başında Çorum Müzesi geliyor. Türkiye’nin en görkemli tarihi müze binalarından biri olan Çorum Müzesini gezmeye başlamadan önce bahçede kahvenizi yudumlayarak bu eşsiz güzelliğin tadını çıkartabilirsiniz.

Çorum Müzesi

 
 
  • Çorum Muzesi Genel Görünüm
  • Çorum Muzesi Genel Görünüm
  • Çorum Muzesi Genel Görünüm
  • Arkeoloji Salonları
  • Arkeoloji Salonları
  • Kral ve Kraliçe Mezarları
  • Arkeoloji Salonları
  • Arkeoloji Salonları
  • Canlandırmalar
  • Arkeoloji Salonları
  • Arkeoloji Salonları
  • Arkeoloji Salonları
  • Arkeoloji Salonları
  • Hitit Arabası Canlandırması
  • Hüseyindede Vazosu
  • Etnografya Salonları
  • Etnografya Salonları
  • Etnografya Salonları
  • Etnografya Salonları
  • Çocuk Atölyesi Hitit Evi
  • Çocuk Atölyesi
 

Kesme sarı taştan yapılan tarihi Müze binası başlı başına bir güzellik. Müze envanterinde yer alan 15.723 eser, modern sergi salonları, eğitim ve çalışma atölyeleri, görsel ve işitsel yardımcı kaynakları ile farkını hemen hissettiriyor.

Bu tarih yolculuğuna teknolojinin imkanlarından faydalanarak devam etmek isterseniz, ziyaretçilere ücretsiz sağlanan sesli rehberlik sistemini Türkçe yada İngilizce olarak kullanabilirsiniz. Akıllı telefonlar için hazırlanan “Çorum Museum Collection” isimli mobil uygulama da işinize yarayabilir.

 

Çorum Müzesi, Hattuşa, Yazılıkaya, Alacahöyük ve Şapinuva gibi önemli arkeolojik yerleşimleri kapsayan ve Hititlerden günümüze kalan kültür mirasına tanık olmak isteyenlerin ziyaret etmesi gereken en önemli durak noktası desek abartmış olmayız.

Kitabesine göre 1914 yılında hastane olarak inşa edilmiş olan üç katlı tarihi bina, 19. yy tipik mimari özelliklerini yansıttığı için “ Korunması Gereken Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillenmiş. Müzede civardaki antik yerleşimlerden çıkarılan arkeolojik eserlerin sergilendiği salonlar var. Kalkolitik Çağ’dan (MÖ 6000-3000) başlayarak Doğu Roma Dönemine kadar sergilenen çeşitli arkeolojik eserleri izlerken kendinizi tarihin derinliklerinde bulabilirsiniz.

Çorum Müzesinde bir de Çorum’dan toplanan etnografik eserlerin sergilendiği Etnografya Salonu var. Türk sanatının Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bu salonda Çorum’a özgü bakırcılık, leblebicilik ve kahvehane kültürünü yansıtan üç ayrı dükkân çağdaş müzecilik anlayışından hareketle tematik olarak canlandırılmış. Kapıdan adımınızı atar atmaz, kendinizi çay içip sohbetin tadını çıkartan insanların arasında İğdeli Kahvede buluyorsunuz. Leblebici ve Bakırcı dükkanları ve salondaki diğer eserler, hepsi geçmişten günümüze uzanan hayat izleri. Salondan çıkarken sizi Koyunbaba ve Elvan Çelebi’nin türbelerine ait iki kapı uğurluyor; kapılara dikkatlice bakın; çünkü bunlar 14. Ve 15 yüzyıldan günümüze kadar ulaşan nadide oyma eserler, daha iyi korunması için burada sergileniyor.

 Bakırcılar Arastası ve Çorum Kalesi
 
  • Arasta'da Semaver Yapan Bir Usta
  • Bakır İşlemeleri
  • Arasta'da alışveriş
  • Kalaycı
  • Çorum Kalesi
  • Çorum Kalesi
  • Kale'nin içindeki Evler
 

Müzeden çıkınca  sadece 200 metre ilerdeki bakırcılar arastasından geçmemek olmaz. Bakıra şekil veren ustaların kendileri besteleyip çekiçler ile icra ettikleri melodiyi dinleyerek ilerleyin. Burada dolaşırken hayatımızdan çıktığını zannettiğiniz kazan, teşt, helke, cıngıl, sini gibi bakır eşyaların hala kullanıldığını hayretle görecek, bir köylünün üzüm kaynatmak için almaya çalıştığı bakır kazan için usta ile nasıl kıran kırana pazarlık yaptığına şahit olacaksınız. Belki sizin su koymak için damacananız var, helkeye ihtiyacınız yok ama buraya gelmişken maharetli ustaların ellerinde şekillenen çeşitli ev ve süs eşyaları veya tadında sohbetlerin vazgeçilmezi bakır bir semaver satın alabilirsiniz.

Bakır eşyaların değerini her daim korumasını sağlayan Kalaycıyı da bir süre izledikten sonra tak-tuk, tak-tuk diye devam eden melodiyi arkamızda bırakarak Kale’ye doğru yol alalım.

Çorum şehir merkezi nispeten düzlük bir alana kurulu olduğundan Çorum Kalesi’de doğal olarak böyle bir konumda yer almaktadır. İçindeki bir cami ve kırk iki konut ile birkaç yıl öncesine kadar insanların yaşadığı bir mahalle olan kale şimdilerde restorasyon çalışmaları için boşaltılmış ve kapalı durumdadır. İçine girip dar sokaklarında küçük bir gezinti yapamasanız da etrafında dolaşıp, kapısında soluklanabilir, Selçuklulardan günümüze uzanan mimariye tanıklık edebilirsiniz.   

16.yy da Çorum’a gelen Evliya Çelebi şehrin kıble yönündeki kalenin Sultan Kılıç Arslan tarafından inşa edilmiş bir Selçuklu yapısı olduğunu söylemektedir. Çorum’un 1075 yılında Danışment Ahmet Gazi tarafından fethedildiği ve uzun yıllar Anadolu Selçuklu Devletine bağlı kaldığı düşünüldüğünde Evliya Çelebi’nin haklılığı ortaya çıkmaktadır. Kesme taş, moloz taş ve Roma-Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar da kullanılarak kare şeklinde yapılan kalenin dört köşesinde birer burç vardır.

Kale Mahallesinden aşağıya, şehir merkezine doğru eski evlerin arasından ilerleyerek, günümüzde “Kadın Sanat ve Kültür Merkezi” olarak kullanılan Veli Paşa Konağını buluyoruz. Çorum Belediyesi tarafından restore edilerek şehre kazandırılan yüz yıllık konak iki kat ve bodrumdan oluşan gösterişli bir yapı. İç sofalı plan tipinde, içe dönük düzenlenen bahçe etrafına konağın kiler, mutfak, atlık gibi müştemilatı yerleştirilmiş. Avlusuna iki ayrı sokakta yer alan iki ayrı kapı ile verilen girişlerin haremlik ve selamlık olarak yapıldığını düşündürüyor.

 Veli Paşa Konağı, Camisi ve Kubbeli Camii
 
  • Veli Paşa Konağı
  • Veli Paşa Konağı
  • Veli Paşa Konağı
  • Veli Paşa Camisi ve Konağı
  • Kubbeli Camii
  • Kubbeli Caddesin'de Hayat

Geleneksel Türk evinin ve Çorum’un tarihi evlerinin tipik bir örneğini oluşturan konağın karşısında yer alan Veli Paşa camisi de sokakla bütünlük içinde görünüyor. Buradan şehir Merkezine doğru ilerliyoruz. Alışverişin canlı ve hareketli yaşandığı Kubbeli caddesinden geçerek Kubbeli Camii’ ye geliyoruz. Kare planlı, sarı köfeki taşından inşa edilen caminin ilk kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor ama mevcut kitabesinde 1883 tarihinde onarıldığını okuyoruz.

 

Ve saat Kulesi…


 
 

Çorum’da bütün yolların buraya çıktığı düşünülüyor. Minare tarzı inşa edilen  ve yüksekliği 27,5 metreyi bulan kuleye 82 merdiven ile çıkılıyor. Kulenin güneye açılan yuvarlak kemerli kapısı üzerinde Osmanlıca olarak yazılmış bir kitabesi var.  Kitabeden; Osmanlı Padişahı II. Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümünde gönderdiği ferman üzerine Beşiktaş muhafızı Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında Saat Kulesinin yaptırılmış olduğunu öğreniyoruz.

Çorum’un idari statüsünün kazadan sancağa yükseltilmesi de saat kulesinin yapımı ile aynı yıl içinde oluyor. Şimdi insanlar akıllı telefonunu, tabletini yanından bir dakika bile ayırmıyor, zamanı öğrenmek için kolunda saat taşımaya bile gerek duymuyor olsa da Saat Kulesi 130 yıldır çalışmaya devam ediyor.

 

  • Saat Kulesi
  • Hamam Sokak
  • Meydan
  • Saat Kulesi
  • Veli paşa hanı
  • Belediye Binası
  • Belediye Binası
  • Saat Kulesi
  • Saat Kulesi ve Belediye Binası
  • corum gezi saat010.jpg..
  • corum gezi saat011.jpg..
  • corum gezi saat012.jpg..
  • corum gezi saat013.jpg..
  • corum gezi saat014.jpg..
  • corum gezi saat015.jpg..
  • Saat Kulesi ve Uzakta Akşemseddin Camii
  • Saat Kulesi
  • corum gezi saat018.jpg..
  • Saat Kulesi
  • corum gezi saat020.jpg..
  • corum gezi saat021.jpg..
  • corum gezi saat022.jpg..
  • corum gezi saat023.jpg..
  • Veli Paşa Hanı
  • Taş Magaza
  • Belediye Binası
  • Saat Kulesi
  • Ali Paşa Hamamı
  • Belediye Binası
  • Veli Paşa Hanı
  • Katipler Konağı
  • Katipler Konağı
  • Hürriyet Parkı
  • İnönü Caddesinden

 Saat kulesinden etrafınıza bir daire çizerek baktığınızda, doğu yönünde Tarihi Belediye Binasını, güneyde Ali Paşa Hamamını, batı tarafında Velipaşa Hanını, Taş Mağazayı ve kuzeyden Ulu Caminin minarelerini görebilirsiniz. Burada şehrin seslerine kulak verip etrafınızı seyredebilir bir çay molasından sonra gezinize devam edebilirsiniz.

Çay mı dediğinizi duyar gibi oldum! Gün öğleye erdi ve karnınız acıktıysa; Gazi ve İnönü Caddesi boyunca ve çevresinde sıralanan lokantalardan birine uğramanızın vakti gelmiş demektir. Her yerde yemeğe alışık olduğunuz et ve sebze yemeklerini buralarda da bulabilirsiniz. Ancak tercihinizi Çorum’a özel Keşkek, İskilip Dolması, Tandır Kebap, Çatal aşı gibi yemeklerden yana kullanırsanız, pişman olmazsınız. İskilip dolmasının 12 saatte pişen bir yemek olduğunu, keşkeğin diğer illerden farklı olarak büyük kazanlarda pişirilerek dinlendirildikten sonra yahni suyu ile servis yapıldığını ve Çorum Tandır Kebabının kuzu etinden yapılan, adından çok tadı ile meşhur bir lezzet olduğunu hatırlatalım.

Yemek için Saat Kulesine sadece 300 metre mesafedeki, geleneksel Çorum Mutfağı yemeklerinin her çeşidini bulabileceğiniz “Turizm İşletme Belgeli” Katipler Konağını tercih edebilir, ya da yemek yiyeceğiniz yeri seçmenin en sağlıklı yolu olan “bir esnafa sormak” yöntemini kullanabilirsiniz. Üstüne birde hamuru ince ince açılıp, halis tereyağı ile hazırlanan cevizli has baklava yediniz mi? Çorum’da birkaç gün daha oyalanmak isteyeceksiniz. 

Artık kaldığımız yerden gezimize devam edebilir, yemekten önce en son Saat Kulesi civarında çay içiyorduk galiba.

Hemen yanı başınızda gördüğünüz Ali Paşa Hamamı 450 yıldır insanlara hizmet eden bir yapı. 1573 yılında Erzurum Beylerbeyi Ali Paşa tarafından yaptırılan hamam aynı zamanda “Turizm İşletme Belgesi” olan nezih bir yer. Hamamın saat kulesi tarafındaki kapısından erkeklere, arka sokaktaki giriş kapısından da kadınlara hizmet veriliyor. Dilerseniz akşam için kendinize bir “Türk Hamamı” sefası çekebilirsiniz.

Hamamın biraz ilerisinde Çorum Belediye binası ile karşılaşacaksınız. 1925 yılında Milli Kütüphane olarak yapılan bina, dikdörtgen planlı ve iki katlıdır.  Yapı malzemesi olarak köşelerde, kat silmelerinde ve kapı ile pencere sövelerinde sarı renkte kesme kum taşı kullanılmış, diğer kısımlar ise harçlı kırma taş ile örülmüştür. İlk yıllar binanın üst katı kütüphane olarak kullanılırken kısmen müze, kurs, alafranga ve alaturka müzik çalışma odaları ve işyeri olarak hizmet vermiştir. 1938 yılında kütüphane alt kata indirilmiş, üst kat tamamen halkevi olarak değerlendirilmiş, 1960 ihtilalından günümüze kadar da Çorum Belediye binası olarak kullanılmaya devam edilmiştir.